Kanuni'nin Bilinmeyenleri

                                                    

Osmanlı sultanları arasında belki de en çok tanınanıdır Kanuni. Bazıları için, hazır bir sistemin başına konup bu başarılara imza atmış olsa da, Kanuni birçok yönden Osmanlı'nın en parlak asrını yaşatacaktı. İşte, at sırtından inmeyip 16. asrı Türk çağı yapan Sultan Süleyman'ın kamuoyunda pek bilinmeyen yönleri;

 

* Onun için devlet yönetiminde dört olgu önemliydi;

-Devleti yönetmek için büyük bir ordu,

-Orduyu yönetmek için büyük bir ekonomi,

-Ekonomiyi elde etmek için halkın refahının yüksek olması,

-Halkın refahının yüksek olması için kanunların adil olması. Bunlardan biri bile olmazsa devlet çökmeye mahkum olacaktı...

 

* Kırkaltı yıl ile en uzun saltanat yaşayan Osmanlı hükümdarı idi. 6.557.000 km2'lik Osmanlı toprağını 15 milyon km2'ye çıkaracaktı...

 

* Otuz sene içerisinde katıldığı 25 seferi bizzat yönetti.

 

* Sadece parlak bir asker ve yönetici değil, aynı zamanda iyi bir şairdi. Evlendiği cariyelerden Hürrem Sultan'a(Roxalena) yazdığı şiirlerine "Muhibbi" olarak imza atıyordu.

 

* Mimar Sinan, Süleymaniye'yi yaptıktan sonra Kanuni'ye "Padişahım! Sana öyle bir cami inşa ettirdim ki kıyamete kadar ayakta duracak metanete sahiptir!" diyerek, eserini takdim etmişti...

 

* Mekke, Medine ve Kudüs'teki Kubbet-üs Sahra gibi kutsal mekanları tamir ettirdi. Fuzuli ve Bâki gibi şairlere önem vererek Osmanlı'ya sanat alanında da altın çağını yaşattı...

 

* Döneminde, İslam dünyası içerisindeki ilk din barışı gerçekleşmiş, ayrıca Fransa sınırlarına kadar akınlar gerçekleştirilmiştir.

 

 

Yorumlar

Demek senin ara sıra kullandığın rumuz buradan geliyormuş :). Özellikle şu dört olgu çok yararlı bir bilgi oldu benim için, teşekkürler.

dört olgu gerçekten çok bilgilendirici. şimdi de kullanılsa olur aslında :)

@Barış, evet arasıra kullandığım bir nickti. Yorumun için teşekkürler :)

@Mustafa, her zaman esas alınması gereken unsurlar aslında bunlar :) Ama esas alan var mı? Orası muamma...

Aslında dünyaya hükmetme ülküsü içerisindeki her hükümdar, belli başlı felsefelere uyar. Mesela Çarlık Rusyası'nı dünya gücü yapan Büyük(Deli) Petro da hemen hemen Kanuni'nin olgularına tamamen uymuştur. Benim dikkatimi çeken, tüm bu olgurın tek bir kaynağa, yani yasalara bağlanması. Osmanlı'nın özellikle yükseliş dönemindeki uygulamalarını gördükçe, Türkiye'nin şimdiki hâli için üzülmemek elde değil... Ne diyelim; darısı bizim yöneticilerin başına.

Küçük bir hatırlatma, sonda bahsedilen 'dünya sultan Sülryman'a kalmadı sana mı kalacak' deyişi Kanuni için değil peygamber Hz. Süleyman için söylenegelmiştir. Fakat çoğu kişi tarafından öyle sanılmakta.

@Adsız, uyarınız içn teşekkürler. Düzeltilmiştir...

yazı için tekkürler çok güzel olmuş. muhibbi mahlasının anlamını da yazarsanız çok memnun olurum...

 @keşfi-kadim; Muhibbi "aşkın" anlamına geliyor. Kanuni bunu genelde şiirlerinde kullanırdı.

Yazıda km denmiş iki yerde km2 olarak düzeltilmeli. Dört olgu gerçekten etkileyici ama sanki yazının içine saklanmış beşinci olgu da var. O da sanat! Bir yerde güzel sanatlar ve edebiyat yükseliyorsa orada medeniyet vardır. O nedenle artık benim için beş etti bu olguların sayısı.
Çok teşekkür ederim. Keyifle okumaya devam ediyorum...

 Uyarınız için teşekkürler; düzeltilmiştir.

Kanuni belirtildiği üzere 25 sefere bizzat mı iştirak etti acaba? Sefer-i hümayun denen bu hareketler 13'dür tarihçiler arasında.

Fuzulî ne zaman itibar gördü Kanuni döneminde? Ya da bu haber bize mi ulaşmadı? Şikâyetnâme niçin yazıldı? Selamı niçin rüşvet telakki etti?

Kaldı ki Bâki'nin itibarı bile tartışılır. En azından kazaskerlik verildi, meşihat nasip olmadan...

 @Ziyaretçi;

"katılmak" kelimesi ile "yönetmek" kelimesi arasındaki farkları açıklamaya gerek yok; ama siz yine de TDK'ya bir başvurun.

Fuzuli konusu ise gerçekten komedi. Bağdat'ın fethinin ardından bizzat Kanuni tarafından Fuzuli'ye gösterilen ilgiden bihabersiniz sanırım. 

 

Yahu yazıdan sizin değiniz mi anlaşılıyor. Katılmak nere, yönetmek nere? Serdar-ı Ekrem nedir? Sefer-i Hümayun nedir? Çok farklı şeyler.

Fuzuli'deki ısrarcı tavrınız ise akıl almaz. Siz o dönemin bütün şairlerinin hal tercümesini mi yazdınız da böyle konuşuyorsunuz. Eserlerini okuyun Fuzuli'nin anlarsınız ne demek istediğimi. Adam bir kere Sünni değil, Kanuni buna bigane mi sanıyorsunuz? Şah İsmail'e yazdıklarını bilmiyor mu koca sultan? Adam 3-4 tane kaside düzüyor padişaha. Buna rağmen niye İstanbul'a çağırmıyor Fuzuli'yi madem iltifat ediyorda. İşte Molla Cami teşebbüsü, işte Ali Kuşçu, işte Hasan Can ve Hocazadeler.

Niye bir türlü aylık maaşı bağlanmıyor? Oturup adam şaheser yazıyor?

Rüstem Paşa'nın şairlere yaptıkları mevzuuna hiç girmiyorum.

"Kişi noksanını bilmek gibi irfan olmaz" demişler. İnadcı tavrınızı bir türlü anlamadım.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimlendirme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi