Sezar'ın Bilinmeyenleri

 Akdeniz'de büyük bir güç oluşturmuş birçok devlet vardır, lakin tüm Akdeniz'i kapsayan bir birlik oluşturabilmiş tek bir devlet olmuştur; Roma... Krallar İmparatorluğu Roma için, bazı tarihçiler şimdi ki medeniyetimizin hazırlayıcısı gözüyle bakarken, bazıları sömürgecilik faaliyetlerinden dolayı emperyalist bir güçten ileri gidemediklerini düşünür.

 

Böylesine tartışmalı bir imparatorluğun belki de en sansasyonel imparatoru Jül Sezar'dı. Aşkları, savaşları ve hatta sözleri bile asırlardır konuşulmakta. Kendi adına verilmiş bir ay bile mevcut. İşte bu imparatorun kamuoyunda pek de bilinmeyen yönleri;

 

 

 

 

  • On yedi yaşında, dönemin radikal parti liderlerinden Cornelius'un torunu Cornelia ile evlenmiş, Diktatör Sulla'nın boşanma isteğini reddederek iktidar ile arasını açmıştı.

 

 

 

  • Başarılı bir asker olan Sezar, aynı zamanda başarılı bir yazardı. Gramer ile evlenen Sezar'ın, Galya seferi ve iç savaş esnasında tuttuğu günlükler, bugün bile edebi değeri açısından örnek gösterilir.

 

 

  • Büyük bir koleksiyonu vardı.

 

 

  • Kariyeri ile parlayan ismi Caesar, kendisinden sonraki Roma imparatorlarına ve hatta diğer birçok hükümdara ünvan olarak verilmişti. Bunlara, Fatih Sultan Mehmed(Kayzeri Rum) ve Rus hükümdarlarına verilen Çar(czar) örnek olarak gösterilebilir.

 

 

 

  • Kendisini kaçıran korsanların peşine düşmüş ve hepsini çarmıha gerdirmişti.

 

 

  • Her ne kadar son sözleri "Sen de mi Brütüs?" olduğu iddia edilse de, bu hiçbir zaman kanıtlanamadı.

 

 

  • Bugün kullandığımız 365 günlük devrik yıla dayalı takvim sistemi Sezar'ın eseridir. Yedi ayın 31 çekmesine Sezar karar varmiş, Senato da kendisini onurlandırmak için Temmuz'a Julius ismini vermiştir.

 

 

  • Büyük aşk yaşadığı iddia edilen Mısır kraliçesi Kleopatra'dan Cesarion isimli bir çocuk yapmıştı.

 

 

  • Bir iddiaya göre Sezar doğduğunda annesi ölmüş, o da annesinin karnı kesilerek çıkartılmıştır. Bu yüzden kendisine "kesip çıkarılan" anlamına gelen Caeser ismi verilmişti. Bir diğer deyişle, günümüzdeki sezaryen işleminin de isim babasıdır.

Yorumlar

Hemşinlioğlu:Son dönem siyasi tarihini biraz anlatalım.Bu dönem savaşlar dönemiydi.Son dönem tarihi aslında dünya için bir bunalım dönemiydi.I.II.Dünya savaşların'da askeri ve ekonomik kayıplar çok fazladır.Toplumlar Japonya hariç sıkıntaydı.Toplumların ekonomik sıkantıları vardı 1920 le 30 larda.Şimdi bakın I.Dünya savaşının nedenlerini tarihçiler farklı anlatıyor bana göre kesinlikle devletler arası rekabettir. devletlerin toprak kazanma ve ekonomik rekabetiyle karşı karşıya kaldık.

Saygılar
Saygılar;

Yazan:Yazar.Şair Mehmet HEMŞİNLİOĞLU

Ortaçağ tarihi deyatlı incelenmesi gereken çok önemli bir konudur.Bazıları iyi analiz yapmadan bu konuyu anlatmaktadırlar.

İyi bir tarihçi nin bu konuyu
iyi analiz yapması gerekir.İyi bir tarihçi ortaçağ tarihini iyi bilmelidir.Her türlü kaynaktan istifade etmelidir

.Konuları farklı kaynaklardan objektif olarak değerlendirmelidir.Bu tarih felsefesi
ve metodoloji açısındanda önemlidir.

Batılı ve yerel kaynaklardan.Dünyada Katliamcı Cengiz Han ve İskenderden sonra özellikle geç Ortaçağ döneminde avrupada karanlık çağ olarak
adlandırılıyordu.Bilim gerilemişti.Keşifler ve icatlar tarihi gerilemişti.

Hurafeler avrupalıları sarmıştı.O kadarki denizciler bile denizlere açılmaya korkuyor canavarlarla karşılaşacaklarını
düşünüyorlardı.İcat yapmaya yanaşmıyorlardı.Doğu bu dönemde ilerideydi.

Doğudan çok şeyler tercüme etmiştir.Din adamları istedikleri gibi davranıyor afaroz ediyordu.Yani vatandaşları dinden
çıkartıyordu.Kilise ortaçağda hurafe inançlarla birlikte zenginleşmiştir.

Kilisenin baskısını Batılı krallar bile hisstemiştir.Kilisenin büyük toprakları ve altınları ve prestiji vardı o
dönemde.Din adamları yani rahipler papazlar tüm gücün kendi ellerinde olmasını istiyordu.

Halk cahildi ekonomik sıkıntı vardı.Bunu durduranda Martin Luther olmuştur.Ortaçağ yerini aydınlanma akıl
bilim dönemine bırakmıştır.

Martin Luther tanrı ile kulun arasına hiçbir ikişinin giremeyceğini söylemiş daha sonra Luthercilik akımı başlamıştır.

Ortaçağ da mimaride değişiklik
göstermiştir.Şato tarzı yapılar yaygınlaşmıştır.Papazlar endülüjans adlı kağıdı satarak paralarına para katıyorlardı.Ortaçağda büyücülükte artmıştır.Öyleki Mesela İbni Sinanın el kanun fi tıp adlı
eseri avrupada 16.yuzyıla kadar geçilmes kitap olarak okutuluyordu

.Osmanlı bu dönemde avrupadan ileridedir.16.yüzyıldan sonra işleri değişecek avrupalılar üstülüğü ele alacaklardır.

Peki neden
böyle olmuştur.Avrupa o tarihlerde kendi içlerinde boğşmaktadır.Önce yüzyıl sonra otuz yıl savaşları yani din savaşları protestanlar be katolikler arasında cereyan ediyordu.

Yani şunu demek
isterim ki doğu ile batı bu tarihlerde her bakımdan birbirlerine çok şey vemişlerdir.Doğuda 16. yüzyıldan sonra batıdan çoğu şeyi öğrenmiştir.

Osmanlı devletinin modernleşmesi buna örnek olalrak
verilebilir.Batılılaşma özellikle 1800 yıllarında devletler için büyük önem taşıyordu.Bu olaylar batılı mesela alman felsefesine etkilemiştir.Batılı anlayış değişmiştir ortaçağdan sonra.

SAYGILAR
Yazar.Şair.Mehmet HEMŞİNLİOĞLU

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimlendirme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi