Sultan Süleyman Döneminde İç Ayaklanmalar
Eğitim sistemimizin sorunlarından biri de, bazı olayları abartarak öğrencilere sunmasıdır. Örneğin; Osmanlı'nın yükseliş döneminde herşey dört dörtlükmüş, padişahların hepsi cengaver ve çalışkanmış; ancak gerileme ve yıkılış sürecinde hiçbir şey yolunda gitmiyormuş, sultanlar ayyaş ve seks düşkünüymüş gibi akademik geçerliliği olmayan bilgiler anlatılarak bilinçaltımıza yerleşti.
Son yıllarda, ufak da olsa kabuğumuzu kırmaya başladık. Şimdi ki yazımda, Osmanlının altın çağında ortaya çıkmış ve gelecekteki sorunların habercisi olabilecek nitelikteki isyanlar; yani Sultan Süleyman döneminde çıkmış isyanlar hakkında yüzeysel bilgiler vermeye çalışacağım...
Süleyman tahta geçtiğinde, 1519 yılından itibaren Tokat çevresinde patlak veren Şeyh Celalî'nin liderliğindeki Celali isyanları devam etmekteydi. Celali isyanlarının dinsel yanı olduğu kadar, vergi artırımına ve vergi toplayıcılarının yolsuzluklarına karşı da yapılmaktaydı. Kısa zamanda büyük kentlere de yayılan bu isyan birkaç yılda bastırılmasına rağmen, Sultan Süleyman'ın 1525'te vergileri yeniden artırması ile Zünnun Ayaklanması ve bir yıl sonra Kalender Çelebi isyanları çıkacaktı. Belgrad'a sefer düşünen Sultan'ın kafası iyice karışmıştı...
Kalender Çelebi ayaklanması; Amasya, Tokat, Sivas, Tarsus, Adana ve İçel şehirlerini kapsayan geniş bir bölgeye yayılacaktı. Hatta isyanı bastırmaya giden Osmanlı ordusu, birkaç kere ağır bozgunlara uğramıştı. 1527'de Sultan'ın sabrı taşmıştı, son emir geldi: "İsyana katılan herkesi öldürün!" Aynı yıl, binlerce isyancı tek bir meydana toplatılarak asıldı; Osmanlı tarihindeki en kanlı isyanlardan biri oluyordu.
İsyanın kanlı bir şekilde bastırılmasına rağmen arkası tam anlamıyla kesilememişti. Diğer yandan, Şam Beylerbeyi Canberdi Gazalî de ayaklanarak Beyrut'u ele geçirdi. Halep'i kuşatmıştı ki, gelen Osmanlı ordusu tarafından bozguna uğratılarak idam edildi.
Ortadoğu'daki yöneticilerin devlet kurma hayali bitmek bilmiyordu; şimdi de Mısır valisi ayaklanıyordu. Kendi parasını bastıran Mısır valisi Ahmed Paşa, Mısır'ın bağımsızlığını ilan etti. Kısa bir sürede bu isyan da bastırılacaktı, fakat Mısır'daki ayaklanmalar hiç son bulmadı.
Yavuz Sultan Selim zamanında başlayan bu ayaklanmalar, Osmanlı toplum yapısını uzun yıllar etkileyecekti. Ayaklanmaları bastırmakla görevli tımarlı sipahiler yıprandı, Celalî isyanlarını bastırmakla yükümlü il-erleri, ilerleyen zamanlarda Âyânların paralı askerleri hâline gelmeye başladılar.
Diğer yandan, kırsal bölgelerden şehirlere göçler ağırlık kazanacaktı. İstanbul, birkaç yıl sonra Avrupa'nın en kalabalık şehri olacaktı. Ayrıca halk, isyanların ulaşamayacağı sarp bölgelere de göç edecekti. Bunun sonucunda, tarımsal üretim düşecek ve kır-kent dengesi bozulacaktı.
Kısacası, bu isyanlar gelecekte çıkacak daha büyük isyanların habercisi konumundaydılar...


















Yorumlar
Yeni yorum gönder