Soğuk Savaş Dönemi
Sovyet Devi Nasıl Oldu da Çöktü?
Cum, 02/19/2010 - 18:33 tarihinde Melis İlkan gönderdi
Takvimler 26 Aralık 1991'i gösterirken, son 5 yıl içerisinde sancılı bir reform sürecinden geçen SSCB, Gorbaçov'un "Artık yeni bir dünyada yaşıyoruz" açıklaması ile tarihin derinliklerinde yerini alıyordu. Daha birkaç yıl öncesine kadar tüm dünyaya diş bileyen bu muntazam sistem, nasıl olmuştu da bir anda dizleri üzerine çökmüştü?
Nükleerde, uzay teknolojisinde, optikte ve bilumum 21. yüzyıl teknolojilerinde sahnenin ön sıralarında yer alan SSCB, üç çeyrek asırlık mazisini bu tarihte noktalamış; bırakın başkentine, hudutlarına dahi tek bir kurşun atılmadan kendi kendine yok olmuştu. Bu soru yıllarca siyasi otoriteleri meşgul etti; böylesine bir ülke nasıl olmuştu da bir anda buharlaşmıştı?
Rus Devlet Başkanı Medvedev'den Stalin Dönemine Ağır Eleştiri
Cum, 01/01/2010 - 19:23 tarihinde Osman Bulut gönderdi
Rusya Devlet Başkanı Medvedev, Stalin döneminin asla savunulamaz olduğunu söyledi!
Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev demokratikleşme ve modernleşme çalışmalarına önemli açıklamalarla devam ediyor. Kendi blogundan Rusya halkına seslenen Medvedev, milyonlarca insanın sürgünde ya da çalışma kamplarında ölümüne neden olan Jozef Stalin rejiminin uygulamalarının, 'ulusal çıkarları koruma' amacı ile savunulmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.
30 Ekim Stalin kurbanlarını anma günü dolayısı ile açıklamada bulunan Rusya lideri, "Sovyetler Birliği'nde milyonlarca insan terör ve yanlış yargılama sonucu hayatını kaybetti. Ancak hala biz yüce devlet çıkarları için büyük kıyımların yapılabileceğini savunmaya çalışıyoruz. Şundan eminim ki, ne ülkelerin gelişim hedefleri ne de başarıları insanların öldürülmesi ve acı kayıplarla elde edilmemelidir." dedi.
Sovyetlerin Afganistan'ı İşgali
Cum, 01/01/2010 - 14:48 tarihinde Osman Bulut gönderdi
Sovyet emperyalizminin uğradığı son durak olan Afganistan Savaşı, SSCB'yi dizleri üzerine çökertmiş ve dağılmaya gidecek yolu açmıştı. Gerilla savaşının en muazzam örneklerinden birini veren Afganistan direnişçileri, kendilerinden katlarca üstün Sovyet ordusunu dağıtmayı başarmışlardı.
Son yıllarda çıkan belgeler ve itiraflar, Batı'nın Afganistan üzerinden Sovyetler ile bir hesaplaşmaya girdiğini gösteriyor. Direnişçilere verilen üst teknoloji teçhizatın yanında ortaya atılan en büyük iddia; ABD'nin, SSCB'nin Afganistan'a gireceğini önceden tahmin edip direnişçileri hazırlaması oldu. Savaş bir, ama rivayet çok...
Tarih boyunca her zaman savaşların beşiği olmuş bu coğrafyanın, yani Afganistan'ın savaştan önceki son 50 yılına bir bakalım;
Marshall Planı
Cum, 01/01/2010 - 11:08 tarihinde Osman Bulut gönderdiABD, belki de tarih boyunca ortaya çıkan en büyük süper güç. Niye mi? Şu zamana dek, ne Roma, ne Osmanlı ne de ismini sayamadığım diğer yüzlerce devlet bu denli bir güce ulaşmıştı. Bakın sadece askerî gücü imâ etmiyorum; hem ekonomik hem de diplomatik yönden dünya devletleri arasında lider konumda olan bir devlettir ABD.
İşte bu büyük imparatorluğun kurulmasında, şüphesiz ki kurnaz diplomatik hamlelerin payı da çok büyüktür. Bakınız ABD, bağımsızlık savaşında Fransa ile yakın ilişkiler kurmasına karşın, şimdilerde bağımsızlık savaşında süngü süngüye savaştığı İngiltere ile yakın müttefiktir, buna benzer; cumhuriyet rejimini sürekli olarak ilk kullanan devlet olma özelliğini öylesine afişe etmişlerdir ki, özellikle Ortadoğu'da ABD demek, "özgürlük, eşitlik ve demokratikleşme" anlamına gelmektedir neredeyse...
Tüm bu özelliklerin yanında ABD, henüz birkaç asırlık devlet olmasına karşın Avrupa devletlerinin hâmisi olma rolünü de başarıyla sürdürüyor. Avrupa-ABD ilişkilerini, babasına emir veren oğul ilişkisine benzetiyorum. Ve işte ABD'nin Avrupa devletleri karşısındaki bu büyüklüğünün asıl nedenlerinden biri, şüphesiz ki Marshall Planı'dır...
Gorbaçov Sovyetlerin Lağvını Resmen Açıklıyor: "Artık yeni bir dünyada yaşıyoruz."
Cmt, 12/26/2009 - 16:03 tarihinde Osman Bulut gönderdiİkinci dünya savaşının ardından dünya iki kutuplu bir hal almaya başlamıştı. Churcill'in henüz savaş sırasında SSCB'nin Berlin'i almasından dolayı telaşa kapılmasının nedenlerinden biri de buydu. Yayılma politikası güden iki ideoloji, bu politikaları sonucunda dünyayı Varşova Paktı ve Nato ile ikiye ayrımışlardı...
Ancak her rekabetin olduğu gibi bu savaşın da bir galibi olacaktı. Ve bence, bu savaşın galibi olan ABD, SSCB'yi kendi stratejisi ile yenmemişti, yani SSCB kendi kendi yakmıştı. Neden mi? Çok kolay; SSCB'nin Afganistan'ı işgali...
Sovyetler, Afganistan cehennemine girdiği andan itibaren büyük bir kriz ile karşı karşıya kaldı. Hem ekonomik hem de askeri yönden muazzam bir düşüş yaşayan SSCB'nin bu savaşı devam ettirecek gücü kalmamıştı. Sovyetlerin ölüm çanları çalıyordu! Ve Sovyetlerin ölüm fermanını imzalayacak kişi Mihail Gorbaçov olacaktı, yani son SSCB başkanı...
Apollo Projesi
Cmt, 12/26/2009 - 16:01 tarihinde Osman Bulut gönderdi
Dünya, İkinci Dünya Savaşı'nın hemen ardından çok daha büyük bir savaşın korkusuyla yaşamaya başlamıştı. Normalde sadece iki ideolojinin en uç noktaları olarak gözüken ABD ve Sovyetler, tüm dünyada eşi benzeri görülmemiş bir yarış ve propaganda sürecine girmişti...
Yıl 1946, savaşın hemen ardı... İngiltere devlet başkanı Churchill, ABD'deki bir oturumda ilk olarak "demir perde" tabirini kullanacak ve dünya kısa zamanda nükleer savaş tehditlerinin biririne karıştığı bir ortama doğru sürüklenecekti.
İşte böyle bir ortamda, dünya kamuoyunun aklına bile gelmeyecek bazı planlar da dönüyordu. Bunların başında, büyük bir muamma olan uzay geliyordu. Uzay, hem sosyalizm hem de kapitalizm(ya da emperyalizm, ne dersek...) için büyük bir hayaldi. Ve bu hayaller büyük bir yarışa doğru gidiyordu...
Kore Savaşı: Soğuk Savaşın Sıcak Safhası
Cmt, 12/26/2009 - 12:44 tarihinde Osman Bulut gönderdi
Klasik bir deyişle,Kore halkı ikinci dünya savaşı ardından kutuplaşan dünyanın küçük bir maketiydi adeta.Sovyet Rusya’nın ideolojisini taşıyan Kuzey tarafı ile Amerikan sempatizanı Güney tarafının nüfuz paylaşımı sonucu ortaya çıkan büyük savaş: Kore Savaşı…
Peki bu manzara nasıl oluştu?Kardeş iki halk nasıl oldu da birbirinin düşmanı oldular.İşte hikayesi…
1905’te patlak veren rus-japon savaşı, Japonya’nın kaynaklarını bitirme noktasına getirmişti.Savaşın ardından Japonya, hem kaynaksal açıdan hem de düşmanı gördüğü Çin’i baskı altında tutmak için Kore’yi işgal etti.Bu işgal, 15 ağustos 1945’e, yani Japon İmparator Hirohito’nun radyodan tüm dünyaya teslim olunduğunu bildirdiği güne kadar sürdü.Topraklarına atılan atom bombaları sonucu Japonya’nın Kore’deki hakimiyeti de bitmişti.Artık Kore, tıpkı Almanya gibi iki büyük ideolojinin çatışma noktası olacaktı…


















Son yorumlar
26 dak 46 sn önce
1 gün 11 saat önce
3 gün 14 saat önce
3 gün 15 saat önce
3 gün 15 saat önce
3 gün 16 saat önce
3 gün 18 saat önce
4 gün 3 saat önce
4 gün 16 saat önce
4 gün 20 saat önce