Kuruluşundan Bu Yana ABD'nin Savaş Karnesi

 Amerika... Kimine göre modern dünyanın cumhuriyet kılıflı monarşisi, kimine göre 21. yüzyılın yegane barış elçisi. Özellikle Soğuk Savaş dönemiyle beraber siyasi jargona kattığı onlarca yeni terimle, savaş stratejilerine getirdiği devrim niteliğindeki yeniliklerle, insanlık tarihinin en dehşet verici "imparatorluğu" olduğunu kanıtlayan ABD için bu tartışmaların bir son bulacağı pek düşünülemiyor.

Amerika'nın ne kadar barış veya savaş yanlısı olduğunu anlamak aslında pek de güç değil. Zira ABD'nin savaş tarihini kabataslak incelediğimizde, sadece ABD cephesinde bile 5 milyonu geçik sivil ölümü istatistiklerine rastlıyorsak, aslında yıllardır barış elçisi olarak gösterilen Birleşik Devletlerin, tam tersine bir savaş makinesi olduğu anlaşılacaktır.

ABD'nin günümüzde kendisine çizdiği yol haritasını belirlemek için de, ABD'nin savaş tarihini dikkatle incelemeliyiz. Hangi savaşlara hangi stratejik zamanlamalarla katıldığı veya nasıl bir askeri taktik izlediği, şüphesiz ki ABD'nin günümüz planlarını da deşifre edebilmemizde büyük yardım sağlayacaktır. İşte ABD'nin kısa savaş tarihi;

Amerikalı İngilizler Ayaklanıyor; Yeni Bir Dev Doğuyor!

Amerika'nın tarih sahnesine çıkışı, 18. yüzyılın sonlarında soydaşlarına karşı ayaklanmaları ile gerçekleşti. Ağır vergiler, yüksek asker alımları, ölümcül şartlarda kısır savaşlar için çalıştırılmaları, Amerikalı İngilizlerde giderek artan bir Britanya nefreti doğurmuştu. Amerikan Bağımsızlık Savaşı ile, George Washington komutasındaki Amerikan ordusu mucizevi bi zafer kazanarak ilk savaşından zafer ile ayrılıyordu.

İngilizler Amerika'dan yollanmıştı, ama hâlâ bu kıta onların değildi. Sıra yerlilerdeydi! Kıtanın 10 asırlık sahipleri olan yerliler, bu toy Amerikalılar karşısında 1900 yılına kadar dayanabildiler. Dünya 20. yüzyıla girerken, Amerika Kuzey Amerika'da lider güç olduğunu kanıtlamıştı.

Ancak yerlilerle beraber Utah, California, New Jersey gibi önemli eyaletler de topraklara katılmıştı. Güneybatı Amerika, Meksika ile yapılan kanlı savaşlar sonucunda ABD'ye bağlanmıştı. 

Hızla artan ve çeşitlenen ülke nüfusu içerisinde ilk ayrışmalar "köle" kavramı üzerinde oluyordu. Britanya İngiltere'sinin köleliğinden kopan bu yeni devlet, siyahi insanların köle olmasına göz yumuyordu. Köleliğin devam etmesini isteyen Güney ile köleliğe karşı Kuzey arasında başlayan Amerikan İç Savaşı, Amerika tarihindeki en kanlı savaşlardan biri olacaktı. Yüzbinlerce Amerikalının birbirini boğazladığı bu iç savaş, Kuzey'in kısmî başarısı ile sonuçlandı. 1865 sonunda Amerika iç dinamiklerini yeniden oluşturmaya başlayacaktı.

1900 yılına kadar anakarasında birlik oluşturmaya çalışan ABD, bu tarihten sonra gözünü dünyaya dikti. Amerika'ya ayak basmalarının temel sebebi olan sömürgecilik iştahı, kısa sürede ABD hükümetinin de bir numaralı hedefi olacaktı. Fazla uzaklaşmaya gerek yoktu; Güney ve Orta Amerika onlar için bakir topraklardı. Uzun süren İspanya-ABD savaşları sonucunda Filipinler, Küba ve Porto Riko'da ABD bayrağı dalgalanıyordu.

Amerika Güney ile meşgul olurken, Almanya kılıcını bileyerek ortaya atılmıştı. 1914'te başlayn Birinci Dünya Savaşı'na stratejik bir zamanlamayla giren Amerika, bu savaşta adeta gövde gösterisi yapıyordu. 5 milyon asker ile Avrupa'ya çıkarma yapan ABD ordusu, iki yıl içerisinde Alman ordularını darmadağın ederek savaşı noktalayacaktı. İngiltere, artık sahnede başka bir aktörün daha fazla ilgi çektiğini anlamaya başlamıştı; o aktör ABD'ydi!

Savaşın ardından özellikle otomobil sanayiinde dev bir pazara kavuşan ABD piyasaları, 29 buhranı ile dibe vuracak, özellikle Birinci Dünya Savaşı'ndan kârlı çıkamamış Almanya ve İtalya gibi ülkelerin totaliter rejimlerin güvertesinde yeni maceralara yelken açmasına sebeb olacaktı. Savaşların anası İkinci Dünya Savaşı için geri sayım başlıyordu!

Nazi postallarının Polonya hudutlarını çiğnediği 1939 yılı, yeni bir savaşın başladığının da habercisiydi. Savaşın başlarında sıcak savaşa girmeyerek diplomatik mücadele veren ABD, Japon Hava Kuvvetleri'nin Pearl Harbour'da ABD donanmasını darmadığın etmesiyle kendisini savaşın içinde bulacaktı. Japonya büyük bir hata yapmıştı; 25 yıldır uyuyan ABD ordusu, uyanan dev misali Japonya'ya taarruza geçmişti...

Önce Almanya'nın, ardından Japonya'nın tuş olmasıyla İkinci Dünya Savaşı bitiyor, ancak askeri jargona yeni bir silah ismi kazınıyordu; nükleer bomba! SSCB ile ABD'nin kıyasıya yarışacağı 40 yıl, artık başlamıştı.

Soğuk Savaş'ın sıcak çatışmalara döndüğü Kore ve Vietnam savaşları, ABD ve NATO açısından ağır kayıplarla bitirilecekti. Kore'de Türk tugayının inanılmaz direnişi ile yenilgiden kılpayı kurtulan ABD ordusu, Vietnam'da ise o kadar şanslı olamıyordu. ABD, tarihinde ilk kez bir savaştan resmen galip ayrılamayacaktı. Vietnam, ABD'nin kabusu olmuştu...

Soğuk Savaş'ta savaşmadıysa da savaştıran ABD, SSCB-Afganistan gibi onlarca cephede askeri yardım ile savaşa ortak oldu. 1990'da Birinci Körfez Savaşı'na çıkan ABD ordusu, ilk defa Ortadoğu topraklarına ayak basacaktı. 13 yıl sonra ise oğul Bush ile, bu sefer kalıcı olarak Irak'a askeri harekat başlayacaktı.

ABD, tarihi boyunca 200'den fazla askeri harekata girişti, bunlarda 5 milyondan fazla kayıp verdi. Varın düşmanlarının kayıplarını siz tahmin edin! 


Kaynaklar
  • American Empire, Andrew J. Bacevich
  • bianet.org
  • The Penguin History of yhe USA, Hugh Brogan

Yazının telif hakkı Farklı Tarih'e aittir. Yazının bir kısmı veya tamamı izinsiz şekilde bir başka alanda yayınlanamaz!

Yorumlar

warm-hearted answers i like it

(türkçe çeviri: "içtenlikle yazılmış cevaplarınızdan hoşlandım")

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimlendirme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi